banner262
Öne Çıkanlar istanbul kent yaşam gazetesi PKK Osmanlı Park Sosyal tesisleri Pülümür ilçesi

ESENYURT DA KÜTÜPHANESİNE KAVUŞTU

Esenyurt Kıraç’ta ‘Gülten Akın Kütüphanesi’nin açılışını gerçekleştiren İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, birçok konuda önemli mesajlar verdi.

ESENYURT DA KÜTÜPHANESİNE KAVUŞTU

ESENYURT / İSTANBUL
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “150 Günde 150 Proje” maratonu kapsamında,
Kıraç Şehitler Mahallesi’nde yapımı tamamlanan, “Gülten Akın Kütüphanesi”nin resmi açılışını gerçekleştirdi.
Kütüphaneye, Türk edebiyatının en önemli şairlerinden merhum Akın’ın adının verilmesinden duyduğu
memnuniyeti dile getiren İmamoğlu, açılışta yaptığı konuşmada, insan odaklı ‘çılgın proje’ kavramından çarpık
yapılaşmanın İstanbul’daki en somut örneklerinin yer aldığı Esenyurt’a kadar birçok konuda çarpıcı mesajlar
verdi. İmamoğlu’nun konuşmasının satır başları şöyle oldu:
YENİ “ÇILGIN PROJE” KAVRAMI
“Bu adımlar, İstanbul için özel ve önemli adımlar. Bazen insanlar proje kavramıyla ilgili, ölçü değerlerini ne
yazık ki kaybediyorlar. Neyin çok büyük bir proje, neyin çok küçük bir proje olduğunu kavrayamıyorlar.
Bugünün iktidarı, aslında böyle bir yanılgıya toplumu düşürdü. Ve topluma gerçek anlamda geleceğine dönük,
belki de faydadan çok zararı olan birçok yapısal proje diye kavramlandırılan işler, ne yazık ki önde tutuluyor.
Ama önce insan ve insana dokunan kavramlar ise, ne yazık ki unutuluyor, arka plana itiliyor. Hatta hiç
insanlarla, insanlarımızla buluşturulmuyor. Bugün kim tahmin edebilir ki, buradaki kızlarımızdan birisi Gülten
Akın olmasın. Ya da kim tahmin edebilir ki bir değil birkaç Gülten Akın buradan çıkmazsın. Ya da birkaç bilim
insanı, dünyayı değiştiren, dünyayı büyük bir hastalıktan kurtaran Uğur Şahin ya da Özlem Türeci buradan
çıkmasın. Bunun gibi nice kavramların biz, ama Esenyurt'tan, ama Kıraç'tan, ama Ümraniye'den, Bağcılar'dan
çıkacağına yürekten inanıyoruz. Çünkü, ‘Dünyanın en büyük insan kaynağı nerede’ derseniz; bana göre işte
onların en büyük kaynaklarından, cevherlerinden birisi İstanbul'da.”
“İSRAFTAN UZAK DURDUĞUNUZDA BÜTÇENİZ BREKETLE BULUŞUR”

Halk Ekmek Fabrikası'ndan Yerebatan Sarnıcı’na, birçok güzel adımla yol yürüyoruz. Kütüphanelerimizi
açıyoruz. Yakın zamanda metrolarımızı, füniküler hatlarımızı, çok daha özel yapılarımızı İstanbullularla
buluşturmaya devam edeceğiz. İstanbul'un her yerine, her kesimine hizmet ediyoruz. Doğru, planlı, akılcı,
yatırımlar yapıyoruz. İnsana dokunan ve insanlarımızın en temel ihtiyaçlarına katkı sunan… Kimi yerde,
uyuşturucuyla mücadele noktasındaki en ciddi adımı atan projeyi hayata geçiriyoruz. Kimi yerde,
çocuklarımızın daha iyi eğitim alabilmeleri için, onların ayağına bilgiyi, kültürü taşıyoruz. Bir yandan da ne yazık
ki eski dönemin ihmal edilmiş bir kısım işlerini ya da yarım bırakılmış, eksik bırakılmış bir kısım işlerini tamir
ediyoruz, onarıyoruz, şekillendiriyoruz, o bölgeye faydalı hale getirip, vatandaşlarımızın hizmetine büyük bir
dönüşümle ve değişimle sunuyoruz. Aynı zamanda sosyal yardım meselesi, İstanbul'un en önemli
meselelerinden birisi. Bu konuda da etkin bir şekilde İstanbullu hemşehrilerimizin yanında oluyoruz.
Göstermeden ve o insanların canını yakmadan bu zor günlerinde, bir elin verdiğini öbür elin görmediği bir
biçimde katkı sunmaya ve onlara destek olmaya, sorumluluğumuzu yerine getirmeye gayret ediyoruz. İsraftan,
kayırmacılıktan, partizanlıktan uzak durarak bu süreci yürütüyoruz. Bu, aynı zamanda bizim bütçemize bereket
kazandırıyor. İsraftan uzak durduğunuzda, bütçeniz bereketle buluşur ve o zaman bir bakmışsınız yapmayı
planladığınızdan daha fazla iş yapıyorsunuz.”


1000 KAYIP GÜN” MESAJLARI”


“İnsan odaklı belediyecilik ne demektir? Sadece betonu, sadece mühendislik yapılarını, sadece rantı anlayanlar
değil, tam anlamıyla İstanbul'da insan odaklı bir belediyeciliğin varlığını hayata geçirme çabamızın karşılığı bu
adımlar. İsrafçı, fırsatçı bir zihniyet değil, üç yıldır yapmaya çalıştığımız şey; ihtiyaçları belirleyen, bütçeyi en iyi
şekilde denetleyip harcayan bir süreç. Tabii ki bazı engeller yaşadık, süreçlerle ilgili sıkıntılar yaşadık. Ta
başlangıcından beri bu hayatımızda var. 2019 seçimlerinin, iki seçim haline gelmesinden tutun da bugüne
kadar bu adımları pervasızca atan bir anlayış var. Ama şunu söyleyeyim: Bu seçimi kaybettikten sonra o bir
avuç insan, bunun kendileri için büyük bir kayıp olduğunun reklam kampanyasını yapıyorlar bu hafta. Yani 3 yıl
önce kaybettikleri bu seçimin, ‘1000 kayıp gün’ olduğunu tescilli bir biçimde halkımıza anlatıyorlar. Diyorlar ki;
‘Bu, bizim için 1000 kayıp gün.’ Bir de ballandıra ballandıra anlatıyorlar. Ama bir avuç insan için 1000 kayıp
gün; yani vatandaşlarımız için değil. Vatandaşlarımız için büyük bir kazanım günü. Büyük bir kazanç dönemi.”
“DEĞİL 3 YIL, 33 YIL GEÇSE BU ACIYI UNUTAMAYACAKLAR”
“Çünkü, biz, belediyemizin her imkanının vatandaşımıza ait olduğunu, mahalle aralarında belediyeye ait olan
yapıları dahi, bir kısım kendilerine ait kurum, dernek, şahıs kişisel alanlarına tahsis ya da devredildiği binalar
değil, vatandaşlarımıza açık kütüphaneler, açık alanlar haline getirmenin gayretiyle bir değişim başladı. Onun
için bu arkadaşlar, değil üç yılı kendileri için 1000 kayıp gün, 33 yıl geçse, bu acıyı hiç unutamayacaklar. Her yıl
bu acıyı anlatmaya devam edecekler. Üzüntüm şu: Ders çıkartmıyorlar. Yüzde 10’a yakın bir oyla kaybettikleri
seçimi, bugün sandığa gitseler, yüzde kaç oy farkla kaybedeceklerini gidip anketlerden bakmayı bile
beceremiyorlar. Biraz olsun aklına akılları başlarına gelse, bir farklılık yaratsalar, bir eksen değişimi yaratsalar,
belki onlar da insanlarımıza hizmet etme anlayışına dönük bir adım atmış olacaklar. Ama o akli durumdan uzak
tavırlar ve davranışlar içerisindeler. Dolayısıyla insana değer vermeyen, eşitliği, adaleti hiçe sayan bu anlayışı

kökünden değiştirdiğimiz bu süreç içerisinde, herkese imkanların adil bir biçimde dağıtıldığı bu süreç
içerisinde, biz diyoruz ki: Gelin, aklınızı başınıza alın. Ahlaklı, anlamlı, siyaset yapmaya gayret edin. Siz de en
azından, bugün olmasa bile, belki 10-15 yıl sonra ülkemiz için tekrar bir umut haline gelebilirsiniz. Ama öyle bir
bakışa müsait değiller.”


İSTAVROZ DERESİ MESAJLARI


“Dün Üsküdar'da bir açılış yaptık. Üsküdar'da yaptığımız açılış, küçük gelebilir. Ama İstanbul, karizmatik bir
şehir. Dünyanın en karizmatik şehirlerinden bir tanesi. Bazen küçük bir hata, küçük bir ihmal, karizmayı çizdirir.
Yani Boğaz’da, Kurban Bayramı'nda kan gölü içerisinde bir görüntüyü dünyaya anlatıyorsa İstanbul'da; hatta
bu bayramda bile helikopterle televizyon kanalları, ‘Acaba orada yine kan var mı’ diye kameralarla
gökyüzünden çekim yaparken, ‘Aa yokmuş; demek ki sistem değişmiş, hizmete giren bir durum var burada’
diye hoşlarına giderek anlatıyorlarsa, bu değişimi yaşıyorlarsa işte o, karizmayı çizdirmemek demektir. Ve
yaptığımız yatırım önemlidir. Tamam 200 milyon liraya yakın bir yatırım, Büyükşehir açısından çok önemli bir
yatırım olmayabilir, ama önemli bir yatırım. Niye? İşte o karizmayı korumak. Peki bunu nasıl yaptık? Dayanışma
içerisinde yaptık. Tabii ki bizden önce başlatılmış, ama durdurmak zorunda kaldıkları bir süreci, ele alıp hızlıca
bitirdiğimiz bir başlangıcın ilk anında, o ilçenin Belediye Başkanıyla, hizmet odaklı bir buluşmayla, uzlaşarak,
konuşarak, onun önerisiyle, ‘Ya bu çok önemli bir konudur’ diyerek Üsküdar Belediye Başkanı bir tavsiyede
bulunmuş, Büyükşehir Belediye Başkanı da buna, bırakın kulağını tıkamayı, birebir sahiplenmiş. Ve beraber
açmışız.”
ÜSKÜDAR MESAJLARI
“Ne yapmış Belediye Başkanı? Bize teşekkür etmiş. ‘Vay sen niye teşekkür edersin?’ Aslında şunu demek
istiyorum: Yapılan adım, akılcı bir adım. Yani sorunu benimle paylaşan, anlamlı bir tavır gösteren, erdemli bir
belediye başkanı duruşu. Açılışına gelip hem geçmişteki başlatanlara hem bugün bitirenlere teşekkür etmek,
ikinci erdemli adım. O açılışa gelip, Ekrem İmamoğlu'nu belki öncelikli dinlemeye gelen yüzlerce Üsküdarlı'ya
ve Üsküdarlı hemşehrilerimize, belki birçoğu benim partimin mensubu olabilir; onlara konuşmak, üçüncü
erdemli davranış? Bunu göremeyecek kadar körleşmiş o bir avuç insan, bu tür insanlara perde arkasından Allah
bilir neler yapıyor, neler söylüyor. Üzülüyorum. Bizim yolumuz insana saygı, kente özen gösteren herkesin
yoluyla birdir. Bakın siyasi ayrımcılıktan, partizanlıktan bu şehirler ve bu ülkeler çok çile çekti, çok sıkıntı çekti.
Hala çekiyor. Ekonomi kötüyse, bu ülkede sorun büyümüşse, liyakatsizlik almış başını gitmişse, tamamen o
partizanlık duygusu üzerinden oluşan güzergah bunu bize getirmiştir. Bundan geri dönüşün de tek yolu,
partizanlıktan sıyrılmak.”
ESENYURT MESAJLARI
“Esenyurt, İstanbul'umuzun en kalabalık ilçesi. Görünen resmi nüfusu 1 milyonun üstüne 300-350 bin daha
ekleseniz yanılmazsınız. Çünkü resmi nüfusta, o şehirde bulunan mülteciler, göçmenler, sığınmacılar ya da bir
kısım misafirler, yani öğrenciler gibi kavramlar yoktur. Dolayısıyla burada aslında çok büyük bir nüfusla karşı
karşıyayız. Esenyurt, AK Parti şehircilik anlayışının dünyaya örnek gösterilecek merkezlerinden bir tanesi. Yani

20 sene bir şehri yöneteceksiniz ve o şehri yönetirken, aynı zamanda o ilçeyi yöneteceksiniz. O ilçeyi
yönetirken, aynı zamanda o ülkeyi yöneteceksiniz ve böyle bir şehir var edeceksiniz. 20 senedir özellikle
buranın birebir şahidiyim. Daha öncesi de var. Beylikdüzü'nden buraya bakarak hem iş yaşamımı hem sosyal
yaşamımı hem siyasal yaşamımı geçirdim. Örneğin her defasında birçok yerde, buradaki vahşi süreci dile
getirdim ama iş yaşamında, ama sosyal yaşamımda, ama siyaset yaşamımda. Dinletemedik. Buradaki yerelde
mücadele veren arkadaşlarım da dinletemedi. Ama ne yazık ki çok büyük zarar gördü Esenyurt. Öncelikle
yapılaşma konusunda, öncelikle altyapı konusunda, öncelikle buradaki sosyal yaşam konusunda insanlarımız,
çok büyük zarar gördüler. Bunu tersine çevirmeye gayret ediyoruz. Hem ilçe belediye başkanımız Kemal Deniz
Bozkurt hem bizler, Büyükşehir olarak buradaki anlayışı tersine çevirme gayreti içerisindeyiz. Tabii 20 yıldır üst
üste konmuş, birikmiş sorunların, sorun yığınının altından bir anda kalkmak elbette mümkün değil. İstanbulu
10 yıllık bir planlamayla ele alıyorsak, örneğin Esenyurt’u en az 15 yıllık planlamayla ele almanız gerekir.
Geleceği böyle planladığınız takdirde, geleceğe dönük sağlıklı birtakım hamlelerle bu şehri hak ettiği değere
kavuşturabiliriz.”


METRO VE HIZRAY MESAJLARI


“Benim buradan arzum, temennim ne? Buraya yerleşmiş olan 1 milyona yakın benim yurttaşım; doğusundan-
batısından, güneyinden-kuzeyine, Türkünden Kürtüne, Lazından diğer vatandaşlarımıza. Alevisinden,
Sünnisine, her inançtan; Şafisine, Caferisine, birçok vatandaşıma; hanımefendisinden beyefendisine…
Madem ki İstanbulun hemşehrisi, madem ki İstanbulun çocuğu, kadını; o zaman onları eşitleyen birçok
hizmeti buraya taşımak zorundayız. Önce burayı İstanbulla çok sağlıklı bir biçimde bağlamak zorundayız.
Büyük gayretlerimizle Mahmutbey-Esenyurt hattını, hiç başlamamış haliyle, projesi ve ihalesi var olduğu
söylenen, sadece ihalenin var olduğunu gördüğümüz, projesini de sıfırdan yaptığımız burayı, yaklaşık 650
milyon Euro’luk bir yatırımla açmak için yoğun bir çalışma sürecinin içindeyiz. Yaklaşık 850 milyon Euro’luk
Sefaköy-Avcılar-Esenyurt- Beylikdüzü hattının çalışmasıyla ilgili, 1,5 yıla yakın zaman sonra, Altyapı Ulaştırma
Birimi’nden onayımızı aldık. Şimdi Hazine onayı için çabamızı gösteriyoruz. Bir kısım finansmanını hazırladık. O
metronun hazırlığını yapıyoruz. ‘İstanbulun gelecek projesi diye tariflediğimiz, İstanbulu TÜYAP Esenyurt
üzerinden, ta Sabiha Gökçene bağlayan ‘HIZRAY’ projesini geliştirdik. Arkadaşlarım bunu ilk önce, Halkalı-
Sabiha Gökçen olarak tasarlamışlardı. Arkadaşlarıma şunu söyledim: Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü,
Avcılar ve Başakşehirin bir bölümünü kattığınızda, burada yaklaşık bugünün 3 milyonu, yarının 3,5-4 milyonu
yaşayacak. Yani İstanbulun her 5 kişisinden birisi orada. Dolayısıyla orayı bağlamadığımız takdirde bu proje
eksik başlamış olur, dedik. Geliştirdiğimiz ve dünyanın her yerinde tanıttığımız HIZRAY projesini, yine
Esenyurttan o bölgeye taşıyacağız.”


KÜTÜPHANE, “DELİ KIZIN TÜRKÜSÜ” VE ÇOCUKLARIN HAYALLERİYLE AÇILDI
İmamoğlu, konuşmasının ardından içeride ve dışarıda kendisini izleyen Esenyurtlu çocukları yanına davet etti.
Gelecek hayallerini dinlemek için minik vatandaşlara mikrofon tutan İmamoğlu, Gülten Akın Kütüphanesi’nin
açılışını beraberindeki CHP milletvekilleri Emine Gülizar Emecan ve Zeynel Emre, Esenyurt Belediye Başkanı
Kemal Deniz Bozkurt, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Küçükçekmece Belediye Başkanı

Kemal Çebi, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, merhum Akın’ın kızı Deniz Akın ve Esenyurtlu
çocuklarla birlikte gerçekleştirdi. İmamoğlu ve beraberindeki heyet, Sezen Aksu’nun bir Gülten Akın şiirinden
bestelediği “Deli Kızın Türküsü” eşliğinde kütüphaneyi gezdi. Vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan
İmamoğlu, kütüphane çevresindeki esnafa da kısa ziyaretler gerçekleştirdi.


Video: https://sendgb.com/cSpNv5o3bgk
Fotoğraf: https://box.ibb.gov.tr/index.php/s/jWyZ0dcbr4T5pX7

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner264