banner262
Öne Çıkanlar istanbul İsmail Kahraman olay Milli Teknoloji iş kur

GLS Grup Sigorta Brokerliği ortaklarından Kaan Engin Özaydemir ders niteliğinde bir röportaj

GLS Grup Sigorta Brokerliği ortaklarından Kaan Engin Özaydemir ile Bakırköy’de bulunan ofisinde sigorta poliçesi hazırlanırken yapılan yanlışlara ve nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda ders niteliğinde bir röportaj gerçekleştirdik

GLS Grup Sigorta Brokerliği ortaklarından Kaan Engin Özaydemir ders niteliğinde bir röportaj

Aslen Balıkesirli olan, 1994 yılında İstanbul’a üniversite okumaya gelerek, geri kalan hayatını burada sürdüren GLS Grup Sigorta Brokerliği ortaklarından Kaan Engin Özaydemir ile 15 yıldır içerisinde olduğu sigortacılık sektörü hakkında bir söyleşi yaptık. Hem kendilerinden hem de Türkiye’de insanların sigortaya bakış açısından bahseden Özaydemir, ‘’Ekonomik daralmaya gidenlerin ilk olarak feda ettiği harcamalardan birisinin sigorta masrafları’’ olduğunu söyledi. Bu konuda ülkemizin gelişmesi gerektiğine değinen Özaydemir ayrıca sorun olduğu zaman, satın alınamayacak tek hizmet sigortadır diyerek, bunu şöyle örneklendirdi: ‘’ Bir bardağı sigortalarsanız, kırıldığı zaman sigortacı parasını öder. Sigorta yaptırmadıysanız kırıldıktan sonra bunu satın alamazsınız. Dolayısı ile ihtiyacınız varken değil, olmadan önce sigorta alabilirsiniz’’ dedi.

2009 yılında kurulan bir şirket olan GLS Grup Sigorta Brokerliği’nin Almanya’da bulunan bir sigorta brokerliğinin Türkiye’deki ofisi olarak ortaya çıktığını, daha sonra ise 2014’lü yıllarda Alman sermayenin Türkiye’den çekilmesiyle beraber, şuan ortağı olan Alman vatandaşının bu firmayı satın alarak, Türkiye’de faaliyetlerine devam ettiğini anlatan Kaan Engin Özaydemir, ‘’ Bende kendi işimi kurma arayışı içerisindeyken kendisiyle sektörden tanıştım ve bir ortaklık girişimi yaptık. 2017 yılından beri birlikte çalışıyoruz. GLS Grup Sigorta Brokerliği’ni yeni bir yapılandırma içerisine soktuk. Biz müşterilerimize çok fazla zaman ayırıyoruz çünkü ihmal ettiğimiz ve görmediğimiz bir şey olursa, bu çok büyük bir mağduriyete dönüşebilir. Sigorta konusunda alternatif yaratıyoruz. İdeal olan bu, ekonomik olan bu diyerek müşterilerimizin bütçesine göre seçenekler sunduğumuz bir planlama yapıyoruz. Sigortalanacak varlıklar arasında vazgeçip, vazgeçmemesi gerekenleri söylüyoruz. Tercihi müşteriye bırakıyoruz ama şunuda asla unutmuyoruz. Müşteri hiç bir zaman bir sigortacı değil. Doğru ve yanlışı tercih noktasında elimizden geldiğince yönlendirmek, doğru bir karar vermesi için destek sunmak gerekiyor’’ dedi.

SİGORTA BROKERİ NEDİR?

Sigorta ve sigortacı bizim mal varlığımızı, geleceğimizi, hayatımızı, sevdiklerimizi hatta hayallerimizi koruyor ve bu yüzden herkes hayatının bir noktasında sigortaya dokunuyor diyen GLS Grup Sigorta Brokerliği ortaklarından Kaan Engin Özaydemir, ‘’Hepimizin koruma içgüdüsü vardır. Sigorta Brokeri sizin hayatınızı koruyan bu kurumlar içerisinde bir aracı kurumdur. Poliçe ile teminat veren sigorta şirketleri var. İşte bu sigorta şirketlerinin size bu hizmetleri ulaştırması için aracılık eden acenteler ve brokerler var. Bir acente, sigorta şirketinin bir temsilcisiyken yani yasal anlamda müşteriye hizmet verirken, bir broker tamamiyle mevzuat gereği bağlı olduğu yasalara göre müşterinin temsilcisidir ve bağımsız bir şirkettir. Bir avukatlık ofisi gibi düşünebilirsiniz. Bağımsız bir kuruluştur ve doğrudan müşterileri temsil eder. Müşterilerine daha güçlü bir temsil ve güven sağlar. Piyasanın önde gelen kurumsal firmaları ya da önemli büyük varlığı olan bütün bireyleri, sigortanabilir ihtiyaçlarına hizmet alma konusunda brokerleri tercih ederler’’ diye belirtti.

SEÇİCİ BİR ŞİRKETİZ

Gls Grup Sigorta Brokerliği olarak her işi yapmadıklarını ve seçici davrandıklarına değinen Özaydemir, ‘’ 2017’den beri başlattığımız yeniden yapılandırmayı sağlıklı bir şekilde sürdürüyoruz. Yavaş ama emin adımlarla büyüyoruz. Hedef sektörlerimizde enerji, denizcilik, finansal sigortalar, uluslararası lojistik ve endüstriyel branşlar yer alıyor. Özellikle birlikte büyüyebileceğimiz müşterilerimizi hedefliyoruz. Bir hizmet işi yapıyoruz. Ölçüsüz büyüyemeyiz. Müşterilerimize verdiğimiz ve vereceğimiz hizmet kalitesini sürdürübilir kılacak bir büyüme gerçekleştirmeliyiz. Büyüdükçe kazancımızın bir kısmını yatırıma dönüştürerek, hizmet kalitemizden ödün vermeden çalışmalıyız. Bu anlamda daha iyi yapabildiğimiz, daha iyi hizmet verdiğimiz müşterilere gidiyoruz. Müşterimizin bizden hizmet aldığını ve bu hizmetten memnun kalması gerektiğinin farkındayız. Yaptığımız seçicilikten kastettiğim şey hizmet kalitemizi düşürmemektir. Bizimle çalışan müşterilerimiz bilirler ki, eğer GLS ile çalışıyorsak, işimiz bir şekilde başarıya ulaşır. Bir hasarımız olduğunda GLS bu hasarın ödenmesinde elinden geleni yapar’’ diye söyledi.

AVRUPA’DA YÜZDE 90’LARI BULAN SİGORTALANMA ORANI ÜLKEMİZDE YÜZDE 35’LERDE

Sigortacılık hukuk, matematik ve insani ilişkilerin ön plana çıktığı yazılı kurallara bağlı bir sektördür ama aynı zamanda gri bir alandır diye konuşan Özaydemir, ‘’Gri alan dediğimiz ise belirsizliklerdir. Bir hasarın ödenmesi yazılı kurallara bağlı olsa bile, hasarlı alanların belirlenmesi konusu gri noktalardır. Hizmet sektörü bu anlamda çok hassastır. İnsanları memnun etmek ve beklentileri yerine getirmek gerekir. Gelişmekte olan ülkemizde sigorta sektörü çok sığ. Ülke zenginleşmeden sigortalanabilir toplam cironun artması mümkün değil. Avrupa ülkelerinde sigortalanabilir aktifler, sigortalanabilir varlıklar yüzde 100’leri bulmuşken, bu oranın ülkemizde henüz yüzde 35’leri bile bulamadığını görüyoruz. Yani Türkiye’de 100 TL’lik bir varlığın 30-35 TL’lik kısmı sigortalanmış durumda. Bu yüzden Türkiye’ye yabancı sigortacıların iştahı artıyor. Yatırım yapmak istiyorlar ama yaşanan hukuki ve demokratik belirsizlikler bu iştahı azaltıyor. Avrupa’da birçok yatırımcı para verecek yer arıyor. Bu güvensizlik ortamı çözülür, hukuk teminatı konusunda pozitif gelişmeler yaşanırsa yatırımcının önü açılacak, istihdam sağlanacak ve refah seviyesinde bir artış olacaktır. Bizde bir sigortacı olarak daha fazla sigorta yapacağız’’ dedi.

DOĞRU POLİÇE KURAMAZSANIZ, HASAR OLDUĞUNDA HİZMET ALAMAZSINIZ

Ellerinden geldiğince sosyal sorumluluk projelerine de sektörel anlamda destek sağlayan bir firma olduklarından bahseden Özaydıner, ‘’ Yardımların gizli yapılması kültürümüze daha uygun olsa da, iyi örneklerin çoğalması için teşvik edilmeye ihtiyacı var. Bu bağlamda eğitime destek olmak amacıyla bir okulumuz için poliçe hazırladık. İşinizi profesyonel bir mantıkla yapmanız gerekiyor. Öncelikle okulumuza giderek, ön riziko teftişini gerçekleştirdik. Bizi orada karşılayan okul müdüremiz, ‘’Kaan bey biz daha önce böyle şeyler duymamıştık. Yıllardır acenteler ya da başkalarından poliçe yaptırırız, ilk kez birileri gelip bunlarıda yaptırmalısınız. Bunlarda sizin riskleriniz diye bize anlattı’’ dedi. Detaylı şekilde okulumuzun incelemesini yaptık, bununla ilgili bir risko teftiş raporu hazırladık. Böylece sigorta şirketleride bu profesyonel yaklaşımlar karşısında daha iyi sonuçlar sunuyorlar. Çünkü işin başında doğru poliçe kuramazsanız, hasar olduğunda doğru hizmet alamazsınız. İşimiz gereği yıl içinde poliçesini başka sigortacıların yaptığı birçok hasar dosyası önümüze geliyor. Bunlarda doğru poliçe kurulmadığı için müşterinin beklentileri karşılanamıyor. Hatta müşteri mağdur bırakılıyor. Dikkatli olmak gerekiyor’’ diyerek uyardı.

BROKERLERİN FARKI SİGORTA ŞİRKETİNE KARŞI HAREKETE GEÇEBİLİR OLMASIDIR

Sigorta şirketleri para alırken iyidir ama iş hasara geldiğinde para ödemek istemezler görüşünün halk içinde yaygın olduğunu söyleyen Özaydıner, ‘’Sektörün içerisinde bir sigorta brokeri olarak bu algının doğru olduğunu söyleyemem ama haksız da değiller’’ diyerek bir örnek ile konuyu anlattı. Türkiye’nin önde gelen bir sigorta şirketinden acente aracılığıyla sigorta yaptıran bir müşterinin, liman sahasında bir kaza yaptığını ve oluşan hasarın karayolu dışında gerçekleştiği öne sürülerek, hasarın karşılanmadığını ifade eden Özaydıner, ‘’Acentede hiç bir sorgulama olmadan bu kararı müşterisine verdi. Eğer müşterisini koruma gücü olan bir acente değilse, sigorta şirketinin kararına karşı çıkabilecek bir durumda da değildir. Çünkü onun temsilcisidir. Ama biz biliyoruz ki trafik yollarına bağlantısı olan otoparklar, limanlar gibi bütün her yer karayoluna bağlandığı için, karayolları trafik kanunu içerisindedir ve trafik sigortası devreye girer. Buna rağmen 36 Bin TL’lik bir hasara Türkiye’nin en büyük şirketlerinden biri böyle bir karar verebiliyor. Müşterimizin sigorta bilincinin yüksek olmasını bekleyemeyiz. Genel olarak her insan ben primimi ödediğimde, başıma bir iş gelince sigorta şirketim bunu karşılasın ister. Müşteriyi anlamak, ona danışmanlık yapmak, kaybını karşılamak gerekir. Her zarar karşılanmayabilir. Poliçenin koşulları vardır, müşterinin sorumlulukları vardır ama en azından müşteri net şekilde aydınlatılmalı ve talepleri karşılanmalıdır. Bu bizim farklarımızdan biri. Biz brokerler olarak sigorta şirketinin verdiği karar yanlış ise, müşterimizin menfaati doğrultusunda sigorta şirketine karşı harekete geçiyoruz. Çünkü biz müşterinin temsilcisiyiz’’ diye belirtti.

Tolga ÖZDEMİR / KENT YAŞAM

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner264